
Mumiyo takviyesi, doğada nadir bulunan ve özellikle yüksek rakımlı bölgelerde oluşan doğal bir takviye olarak bilinmektedir. Ancak, mumiyonun tam olarak nasıl oluştuğu konusunda bilim insanları arasında farklı teoriler bulunmaktadır.
Bazı araştırmalar, mumiyonun petrol kayalarının mikroorganizmalar tarafından ayrışması sonucu oluştuğunu öne sürerken, bazıları ise bitki kökenli olabileceğini savunmaktadır. Özellikle Euphorbia royleana ve Trifolium repens gibi bitkilerin reçine ve lateks içeren kısımlarının yüzyıllar boyunca parçalanarak mumiyo haline geldiği düşünülmektedir.
Mumiyo, yaz aylarında yüksek rakımlı dik kayaların katmanlarından dışarı sızarak elde edilir. Bölgenin iklimi, bitki örtüsü, jeolojik yapısı ve rakımı gibi faktörler mumiyonun bileşimini ve tedavi edici özelliklerini doğrudan etkilemektedir. Yapılan analizler, mumiyo takviyesinin %60-80’inin humus içerdiğini ve geri kalan kısmının fulvik asit, humik asit, benzoik asit, ihtiyol, ellagik asit ve reçineden oluştuğunu göstermektedir.
Özellikle fulvik asit ve humik asit, mumiyonun farmakolojik etkileri üzerinde önemli rol oynayan bileşenlerdir. Yapılan bilimsel çalışmalar, bu bileşenlerin antioksidan, anti-inflamatuar ve bağışıklık sistemini destekleyici özelliklere sahip olduğunu ortaya koymuştur.
Sonuç olarak, mumiyo takviyesi doğal yollarla oluşan ve yüksek besin değerine sahip doğal bir takviye olarak değerlendirilse de, oluşum süreci hâlâ tam olarak aydınlatılamamıştır. Ancak içeriğindeki zengin mineraller ve biyolojik aktif bileşenler, onu sağlık açısından değerli bir madde haline getirmektedir.